Miyav

Gecenin köründe uykunun cehennem azabına dönüştüğü yerde kalkıp yazı yazmak gibi bir şey yapıyorum. Müthiş değer verdiğim bir insanın bana aldığı viski ve çikolatalar nefesime ortak.

Evimin yakınında mezarlıklar var, eski evler, bakımsız kalmış yıkılmış bahçeli evler. Tabiki hepsi kedilerin aşk yuvaları, çiftleşme ve yavrularını doğurma yerleri. Böyle olunca o güzel kedi yavrularını görmemek seslerini duymamak hiç olur mu?
Kedi yavrularını sever misiniz? Ben onlara tapabilirim! Hele o çıkardıkları ses yok mu? Hayatın karanlığına, dünyanın kirlenmişliğine, insanların bencilliğine inat bağırışları yok mu? Miv! Miv!
Bu ses beni nasıl mutlu ediyor, bana nasıl bir yaşama arzusu aşılıyor ben bile inanamıyorum. O küçücük varlıkların bir nefes almak için hayatla yaptıkları bu amansız mücadele, lafta bilinçli bir insan olarak beni kendime getiriyor.

Yaşadığım şehir türkiyenin en fazla yağış alıp, iki bacaklı sığır popülasyonunun erzurumdan sonra en fazla olduğu yer. En nadir bulunan şey ise buralarda “İnsan” soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya, böyle olunca bizde bulduğumuz insanlara sıkı sıkıya sarılıyoruz. Adam akıllı 5-6 tane “insan” diyebileceğim dostum var, onlarla görüşmek için dışarı çıkıyorum. Geçen gün de aynı şekilde dışarı çıktım, bir şeyler alıp eve dönerken bir ses geldi, o minicik haykırış yüzümü güldürdü “Miv” Yağmur sesini bastıran o küçük canlıyı görmek için sağa sola batım ama göremedim, elimdeki poşetleri binanın girişine bırakıp yağmurun altında kedi armaya başladım, parketmiş bir arabanın altında miyavlayan yavruyu gördüm. Duman rengiyle beyazın karışımı, patileri ıslak suratı komik bir şekilde asılmış o minicik hayat parçacığnı gördüm. Bi iki pisi pisi kar etmedi, hangi taraftan baktıysam, çağırdıysam doğru olanı yaptı ve ona ulaşamayacağım bir yere kaçtı. Akıllıydı çünkü doğanın en vahşi yaratığı olan insandan kaçmaya çalışıyordu, bu hayat parçaları kendilerini korumalıydılar.

O küçük suratlırını tutup öpmek, onlara satranç öğretmeyi istemek, koşmalarını saçmalıklarını görmek beni müthiş derecede mutlu ediyor. Hele köylerde olan daha sağlıklı yavrular, insana böyle daha uzak durup besleyince yemek verince alışan sonra yürüdüğün yerden ayrılmayanları görünce daha da ısınıyor insan bu küçük “miv”ciklere.
O sesiniz hiç kesilmesin güzel, değerli canlılar, her zaman “miv”leyin. Ben de gülümseyeyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.